Hayal ile Umit Hikayen - A Tale of Humanity
Koltuk, Pencere ve Ümit 4.Bölüm başlıklı yazının detayı
“ tamam, tamam, anladım ya! Ben ararım, birlikte geliriz.” dedi ve telefonu kapattı. “ Bu ne ya, ne laftan anlamaz adam, lüzümsuz… e kimin arkadaşı…” diye söylenerek koltuğa doğru ilerledi. Önce oturdu, pencereye doğru baktı, perdenin kapalı olduğunu görünce yerinden kalktı, pencereye yöneldi ve perdeyi açınca, ilk önce ışık gözlerini biraz kamaştırdı. Güneş var gücüyle sokağa vuruyor, pencereden içeri girmek için perdenin çekilmesini bekler gibiydi. Gözleri ışığa alışınca pencereyi açtı. Şehrin gürültüsüydü sanki bedenini saran, yerli yersiz korna çalan bir trafikti var olan hem içerde hem dışarıda. Derin bir nefes aldı, ciğerlerine dolan hava onu ferahlatır sandı ama olmadı. Masmavi bir göğün umuduyla ğöğe baktı, maviydi yine gök ama bulutlar toplanıyordu, pamuk şekerler yerini toz bezlerine bırakıyordu. Koltuğa oturdu, kendi kendine sormaya başladı.
KOLTUK, PENCERE ve ÜMİT BÖLÜM 4
“ Bana ne oluyor böyle Allahım? Neden böyle oluyor? Nasıl aklımdan geçiyor bunlar, pervasız bir sel gibi beni neden zorluyor, mantık tuğlalarıyla örmedim mi ben kalbi mi ruhumdaki barajı? Neden bu çarpıntı, zamanlı zamansız mide krampları, ağrılar? Ne oluyor bana böyle? Ben değil miyim bu bedenin ve zihnin sahibi? Kim fısıldıyor bunları ve neden susmuyor beynim ve de kalbim? Yanlış olan ne? Aklımdan geçenler mi yada geçmesini istediklerim mi yada bana öğretilenler mi, gereklilik kipleri mi? Offf.. Sadece bir düşünce mi gelip geçici? Kendime bahaneler mi arıyorum yoksa? Neden titriyor sesim ve bir başka çarpıyor kalbim ve değişiyor benzim? Ben mi böyle olmasını istiyorum ya da böyleymiş gibi davranıyorum? Ne kadar da zorluyorum kendimi durdurmak için. Ne oldu içimdeki güçlü koca mantıklı adama… of yaaa”
Dışarıdaki gürültüden habersizce kafasından düşünceler akıyordu tıpkı ondan habersiz caddede akan trafik gibi ve bir polis memuru trafiği kontrol etmeye çalışıyordu. Ayaklarını uzattı. Koltuğa iyice yayıldı. Beynini kemirmeye başlayan, düşüncelere düdük çalışıyor durdurmaya ya da biran önce gitmeleri için çabalıyor ya da kendinden kaçmaya çalışıyordu. Kovalamaca oynuyordu sanki nereye kaçsa hep peşindeydi. Kimseye anlatamazdı, kovalamaca sürerken hafif hafif gözlerini kapatmaya başladı, yorulmuştu artık kovalanmaktan ya da arapsaçı bir trafiğin ortasında düdüğüyle kalmaktan. Müzik onu giderek kendine çekiyor, iyice kapanan gözlerine mil çekiyordu.
“Bu gece çok güzelsin, senin gibi bir güzelle beni dans etmekten mahrum etme… teşekkür ederim, çok naziksin..
Kokun ne kadar da güzel ilkbahar çiçeği gibi, müzik senin için çalıyor, gözlerin ne kadar da güzel parlıyor, gecedeki dolunay, bırak müziğin ritmine kendini, bedenlerimiz konuşsun, gözlerimiz anlatsın biz el ele göz göze dans ederken. Ruhumun karanlıklarını aydınlatan gözlerin, kalbimi çarptıran sözlerin. Sanki salon sen ve ben için ve her şey bizim için. Mutluluk elinde tuttuğum yumuşaklık, güven omzumdaki elin, belindeki elim,. Sadece sen varsın gözlerimde, hissettiğim sadece senin bedenin, bitmesini hiç istemiyorum şarkının, seni bana yaklaştıran, tekrar tekrar şarkının çalmasını, kollarımda kalmanı…”diye mırıldanıyordu kendi kendine.
Dans ediyorlardı, elini tutuşunu, belini kavrayışını, gözlerinin içine kaçamak bakışlarla bakışını, kokusunu içine çekişini, onu dansa kaldırırken duyduğu heyecanı şimdi ise kolları arasındaki varlığını ve huzuru, spotlar altında gözlerinin parlayışını, mutluluktan ayağına basmamak ve onu müzikle ahenk içinde yönlendirmek için dikkat edişini, heyecandan kalp atışlarını ona hissettirmemek için nasıl sakin kendine güvenen bir eda takınacağını, yüzüne bir asilzade gülüşü konduracağını, kaçamak bakışlar arasında nasıl da gözlerinin içine bakacağını ve derinlere ineceğini hayal ediyordu. Ruhuna, bedenine huzur dolmuştu, kalbi yatışmıştı şimdi uçuyordu adeta ve bitmesini istemiyordu ama gözlerini;
“Ümit Bey gerçeklere dönelim lütfen, saçmalama”diyen o muzip iç sesiyle gözlerini açtı ve ayağa kalktı. Esnedi ve şöyle iyice gerildi, “Hazırlanmam lazım.”dedi.
Bu yazı 23.04.2008 tarihinde mutluadam tarafından yazıldı, 200 kez okundu, 5 alkış aldı, 0 yorum yapıldı.
| Beğendiniz mi? Alkışlayın! Apploud! | Tüm Hayal ile Ümit Yazıları All Fancy Tale | ||
| Yorum Yaz- Make Comment| |


