homepage Today My notebook, writings from my notebook quotations by THEM texts are written by YOU
Merhaba! mutlumisafir Hi! happyguest
07.09.2010 || 03:59:16
mutlu musun? happy?

Koltuk, Pencere ve Ümit 4.Bölüm başlıklı yazının detayı

KOLTUK, PENCERE ve ÜMİT BÖLÜM 4

“ tamam, tamam, anladım ya! Ben ararım, birlikte geliriz.” dedi ve telefonu kapattı. “ Bu ne ya, ne laftan anlamaz adam, lüzümsuz… e kimin arkadaşı…” diye söylenerek koltuğa doğru ilerledi. Önce oturdu, pencereye doğru baktı, perdenin kapalı olduğunu görünce yerinden kalktı, pencereye yöneldi ve perdeyi açınca, ilk önce ışık gözlerini biraz kamaştırdı. Güneş var gücüyle sokağa vuruyor, pencereden içeri girmek için perdenin çekilmesini bekler gibiydi. Gözleri ışığa alışınca pencereyi açtı. Şehrin gürültüsüydü sanki bedenini saran, yerli yersiz korna çalan bir trafikti var olan hem içerde hem dışarıda. Derin bir nefes aldı, ciğerlerine dolan hava onu ferahlatır sandı ama olmadı. Masmavi bir göğün umuduyla ğöğe baktı, maviydi yine gök ama bulutlar toplanıyordu, pamuk şekerler yerini toz bezlerine bırakıyordu. Koltuğa oturdu, kendi kendine sormaya başladı.

“ Bana ne oluyor böyle Allahım? Neden böyle oluyor? Nasıl aklımdan geçiyor bunlar, pervasız bir sel gibi beni neden zorluyor, mantık tuğlalarıyla örmedim mi ben kalbi mi ruhumdaki barajı? Neden bu çarpıntı, zamanlı zamansız mide krampları, ağrılar? Ne oluyor bana böyle? Ben değil miyim bu bedenin ve zihnin sahibi? Kim fısıldıyor bunları ve neden susmuyor beynim ve de kalbim? Yanlış olan ne? Aklımdan geçenler mi yada geçmesini istediklerim mi yada bana öğretilenler mi, gereklilik kipleri mi? Offf.. Sadece bir düşünce mi gelip geçici? Kendime bahaneler mi arıyorum yoksa? Neden titriyor sesim ve bir başka çarpıyor kalbim ve değişiyor benzim? Ben mi böyle olmasını istiyorum ya da böyleymiş gibi davranıyorum? Ne kadar da zorluyorum kendimi durdurmak için. Ne oldu içimdeki güçlü koca mantıklı adama… of yaaa”

Dışarıdaki gürültüden habersizce kafasından düşünceler akıyordu tıpkı ondan habersiz caddede akan trafik gibi ve bir polis memuru trafiği kontrol etmeye çalışıyordu. Ayaklarını uzattı. Koltuğa iyice yayıldı. Beynini kemirmeye başlayan, düşüncelere düdük çalışıyor durdurmaya ya da biran önce gitmeleri için çabalıyor ya da kendinden kaçmaya çalışıyordu. Kovalamaca oynuyordu sanki nereye kaçsa hep peşindeydi. Kimseye anlatamazdı, kovalamaca sürerken hafif hafif gözlerini kapatmaya başladı, yorulmuştu artık kovalanmaktan ya da arapsaçı bir trafiğin ortasında düdüğüyle kalmaktan. Müzik onu giderek kendine çekiyor, iyice kapanan gözlerine mil çekiyordu.

“Bu gece çok güzelsin, senin gibi bir güzelle beni dans etmekten mahrum etme… teşekkür ederim, çok naziksin..

Kokun ne kadar da güzel ilkbahar çiçeği gibi, müzik senin için çalıyor, gözlerin ne kadar da güzel parlıyor, gecedeki dolunay, bırak müziğin ritmine kendini, bedenlerimiz konuşsun, gözlerimiz anlatsın biz el ele göz göze dans ederken. Ruhumun karanlıklarını aydınlatan gözlerin, kalbimi çarptıran sözlerin. Sanki salon sen ve ben için ve her şey bizim için. Mutluluk elinde tuttuğum yumuşaklık, güven omzumdaki elin, belindeki elim,. Sadece sen varsın gözlerimde, hissettiğim sadece senin bedenin, bitmesini hiç istemiyorum şarkının, seni bana yaklaştıran, tekrar tekrar şarkının çalmasını, kollarımda kalmanı…”diye mırıldanıyordu kendi kendine.

Dans ediyorlardı, elini tutuşunu, belini kavrayışını, gözlerinin içine kaçamak bakışlarla bakışını, kokusunu içine çekişini, onu dansa kaldırırken duyduğu heyecanı şimdi ise kolları arasındaki varlığını ve huzuru, spotlar altında gözlerinin parlayışını, mutluluktan ayağına basmamak ve onu müzikle ahenk içinde yönlendirmek için dikkat edişini, heyecandan kalp atışlarını ona hissettirmemek için nasıl sakin kendine güvenen bir eda takınacağını, yüzüne bir asilzade gülüşü konduracağını, kaçamak bakışlar arasında nasıl da gözlerinin içine bakacağını ve derinlere ineceğini hayal ediyordu. Ruhuna, bedenine huzur dolmuştu, kalbi yatışmıştı şimdi uçuyordu adeta ve bitmesini istemiyordu ama gözlerini;

“Ümit Bey gerçeklere dönelim lütfen, saçmalama”diyen o muzip iç sesiyle gözlerini açtı ve ayağa kalktı. Esnedi ve şöyle iyice gerildi, “Hazırlanmam lazım.”dedi.

Bu yazı 23.04.2008 tarihinde mutluadam tarafından yazıldı, 200 kez okundu, 5 alkış aldı, 0 yorum yapıldı.



Untitled Document
7 Şubat 2009 mutluadam nişanlanıyor...
-03.02.2009

Yeni anket sorusu eklendi
-05.06.2008

On Yedimde adlı şiir yayında tıklayınız ve okuyunuz
-24.04.2008

Bugüne Dair bölümünde yeni yazı... tıklayınız ve okuyunuz
-23.04.2008

Hayal ile Ümit 4.Bölüm Yayında tıklayınız ve okuyunuz
-23.04.2008

Yeni anket sorusu eklendi
-08.04.2008

paylas bölümü yayında.... yeni bir bölüm daha açıldı... tıkla yaz paylaş.....
-07.04.2008

Sokak kedisi anlatmaya devam ediyor. Ben Sokak Kedisi -6- bir tık ötede haydi okuyalım
-10.01.2008

Mutluadam'ın müzik listesi yayında.. mutluadam's music list on air....
-02.01.2008

... Artık üyelerimiz birbirleri posta göndebilecekler. Site iletişimi sağlayan posta kutusu uygulaması hizmete girmiştir. Faydalana bilmek için üye olmanız gerekmektedir...
-01.11.2007

Do you like new interface of website?
-05.10.2007

Yorum yazmak için üye olmalısın... You should be a member to make a comment...
-02.06.2007

.::Siteme hoş geldiniz:)::.
-18.04.2007

KULLANICI ADI Username
SIFRE Password
Yeni Üye | Sorunum var
New Member| I've a Problem
 

Anayasa değişikliğini destekliyor musunuz?(14.04.2010)
Evet (3)
Hayır (0)
Kararsızım (0)
:: tüm anketler ::

tbl5a.jpg
singular Plural
Today
4
4
Total
6074
21043
The latest Member En son üyemiz : mavioda
Number of today's member Bugün henüz kimse üye olmadi
Total number of members Toplam 21 kişi üye oldu.
Çevrimiçi Üyeler: mutlumisafir
 

Ana sayfa, Bugün, Defterimden, Sokak Kedisi, Pearl, Hayal ile Umit, Onlardan, Sizden, Paylaş, Ben

"Tüm haklari mutluadam'a aittir©2007 mutluadam.com™ KU® Org. yapimidir.